Sağlık bilgileri
HIV’e Karşı Dezenfeksiyon Yolları
Çağın bu en tehlikeli bulaşıcı etkeni aslında oldukça dayanıksız bir virüstür. Enfekte vücut sıvılarından eşyayı temizlemek için yalnızca yıkamak bile oldukça yeterli bir yol. Sabun da virüsün eşyaya tutunmasını büyük ölçüde engelleyen bir madde Güvencede olmak, sağlıklı kalabilmek için gereken temizlik kurallarından bu bölümde sözedeceğiz.
Virüsün vücut dışında bir laboratuar-da gün boyunca yaşatılabildiği doğru mu?
Evet. Paris Üniversitesi’ndeki Pasteur Laboratuarında bilim adamları virüs için ideal olan steril şartları deney tüpünde sağlayarak bunu gerçekleştirmişlerdir. Bu deney günlük hayatta steril şartların var olması sözkonusu olamayacağından geçerli kabul edilemez. AİDS’in dünyaya yayılışı ve bulaşma tehlikesi açısından bu deneyin açıklayıcı bir özelliği yoktur.
AİDS mikrobuna etkili dezenfeksiyon maddeleri nelerdir?
Temelde klor ve alkol içeren bütün dezenfeksiyon maddeleri Özel olarak: Hipoklorit çözeltileri: Çamaşır suları, klor içeren ev temizlik maddeleri, formaldehit, propil-ve izopropil alkol, etilalkol AİDS virüsüne karşı düşük konsantrasyonlarda bile etkilidir. Hidrojen peroksit ve lizol de aynı etkiye sahiptir. Eczanelerden bu maddeleri kapsayan ürünlerin adları öğrenilebilir. Diğer pek çok kimyasal dezenfeksiyon maddelerinin de AİDS virüsüne karşı etkili olduğu söylenebilir.
AİDS virüsü hangi ısılarda zarar görmeden yaşayabilir?
Pek çok kapsamlı araştırma AİDS virüsünün 56 derecenin üzerinde hemen öldüğünü göstermiştir. Hücreden zengin bir materyal değilse iki dakika içinde, hücreden zengin bir materyal ise 10 ila 30 dakikalık süre sonunda istenilen sonuca ulaşılır.
Hangi dezenfeksiyon maddeleri etkisizdir?
Genelde kullanılan deyimiyle deterjanlar. Etkisiz olduğundan kuşku duyduğunuz dezenfektan maddeler için eczacınıza danışınız.
AİDS virüsleri UV (ultra viole) ışınlaması ile öldürülebilir mi?
Yapılan bir araştırmada AİDS virüsünün öldürülebilmesi için kullanılması gereken UV dozunun normal kullanımdaki dozdan çok daha fazla olması gerektiğini göstermiştir. Araştırmalar sona erdirilmemiştir. Yine de alışılmış dozda bir UV ışınlamasının araç ve gereçleri sterilize ve dezenfekte etmeye yetmeyeceği düşünülmelidir.
AİDS’e Karşı Duyulan Gereksiz Korkular
AİDS danışma merkezleri bu kişileri iyi tanır. Yaptırdıkları on antikor testi negatif sonuç vermesine karşın, hala enfeksiyon kaptıkları korkusu içinde ve panik halindedirler. Riskli bir durum yaşamışlarsa, veya kan nakli yaptırmışlarsa antikor oluşması uzun sürebileceğinden endişe içinde olmaları, test sonucunu tatminkar bulmamaları doğaldır. Test yaptırmaya kısa aralıklarla devam etme çözümsüzlüğü içine itilirler. AİDS’e yakalanma korkusunu içlerinden söküp atmaları kolay değildir.
Kısa bir süreden bu yana kilo kaybı ve îşyerimde yorgunluktan şikayetçiyim. Bunlar AİDS hastalığına yakalanmış olduğumun işaretleri midir?
Hayır. AlDS’li olduğunuzun kesin tanısı virüsün kanınızda belirlenmesi iledir. AİDS virüsünü taşımanız da AİDS hastalığına yakalanacağınız anlamına gelmez. Bu tür şikayetlerinizin pek çok başka nedeni de olabilir. Ama bu nedenler aydınlatılmalıdır.
Enfeksiyon riski taşıyan bir durum yaşamadığım halde AİDS virüsünü almış olabileceğim endişesinden kendimi kurtaramıyorum. Ne yapmalıyım?
Bu sizin uzun süreden buyana bilinçaltınızda yaşamınıza dair endişelerinizin, suçluluk duygularınızın olduğunu gösterir. Bu suçluluk duyguları ve korkularınız şimdi AİDS’le kendini ortaya koymaktadır. Tıbbi olarak da antikor testiniz negatif sonuç verip enfekte olmadığınız belirlendiğinde yatışıp, bir süre sonra korkularınız yeniden depreşiyorsa, köklerini geçmiş yaşamınızdan alan bu durumunuzun psikoterapi ile ele alınması gerekir. Sizi bu korkulu hale iten nedenin belirlenerek tedavisinin yapılması Almanya’da sigorta şirketlerinin karşıladığı bir tedavi biçimidir. Bu tür psikiyatrik tedavilerin yürütülebileceği merkezleri aile doktorunuzdan, tabip odalarından, AIDS-yardım ve danışma merkezlerinden öğrenebilirsiniz.
Aids Korunma Yolları
Antikor testi pozitif çıktığında hastanın ailesi ve çevresinin duyduğu endişe, tıpkı hastanın duyduğu endişe kadar büyüktür. Enfeksiyonu taşıyan kişinin soyutlanmaması gerekmektedir. Korku ve endişelerine karşın yakınları ve eşi onunla yaşamaya devam etmek durumundadır. Bu korku ve endişelerinin temelinde mikrobun kendilerine bulaşması tehlikesi var-dır. Çaresizliğin, ölümü düşünmenin yarattığı bu korkuyu tamamen ortadan kaldırmak mümkün değil. Bu bölümde AİDS taşıyıcısı veya hastalarıyla birlikte yaşamanın tehlikeleri nelerdir, bu hastalığın şanssızlığını hafifletmenin yolları nelerdir, bunlardan söz edeceğiz.
AİDS tablosu bütün belirtileriyle ortaya çıkmış durumda. Yaşamak için ne kadar süre kalmış demektir?
Kalan süreyi şu kadar ay veya şu kadar yıl şeklinde tanımlamak güçtür. Her AİDS hastası kendine özgü bir süreç yaşayacaktır. Kişinin AİDS tablosu içinde ne kadar süre yaşayacağı, hangi hastalıkların baş göstereceğine, doktorların enfeksiyonlarla ne ölçüde baş edebileceklerine bağlıdır. AİDS’le ilgilenen doktorlar hastaların kendilerine oldukça geç başvurduklarından, böylelikle enfeksiyonla mücadelede şanslarını oldukça azalttıklarından yakınmaktadırlar. Tıbbın bütün olanaklarının seferber edilmesine karşın pek çok hasta hastalığın ortaya çıkışından üç ila beş yıl sonra pek çok enfeksiyondan biri nedeniyle kaybedilmektedir.
AİDS taşıyıcısı veya hastası ile aynı evde yaşamak tehlikeli midir?
Hayır. Evdeki temaslar, örneğin ortak yemek takımı, banyo ve tuvalet kullanımı bulaştırıcılık tehlikesi taşımaz. Bu bilimsel olarak da ABD’nde virüs taşıyıcısı birer kişi bulunan 30 ailede uzun süren gözlemler sonucu belirlenmiştir. Diş fırçası, traş takımı, manikür aletleri ortak kullanılmamalıdır. Manikür aletleri gibi aletlerin ortak kullanımı gerekiyorsa mikropsuz hale getirilmeleri gerekir, ki bu da klor içeren dezenfeksiyon maddeleri ya da alkol ile mümkün olabilir. (Eczacınıza danışınız)
Kendim için değil, ama çocuklarım için endişe duyuyorum. AİDS’ti kişi evimize
ziyarete geliyorsa veya onunla aynı evde yaşıyorsak çocuklarım tehlikede mi?
Hayır. Bulaşma yollarını göz önüne getiriniz. Sperm sıvısı veya kan, sizin kanınıza bulaşmadıkça enfeksiyon tehlikesinden söz edilemez. Gündelik yaşamda çocuklar için bir tehlike söz konusu değildir. Onunla öpüşmek veya bardağından su içmek tehlikeli kabul edilmez.
AİDS taşıyıcısı veya hastalarının gece terlemelerinde bulaşma söz konusu olabilir mi?
Hayır. Terde bugüne kadar AİDS virüsüne rastlanmamıştır. Dünyada bugüne kadar bu yolla bulaşma bildirilememiştir.
AİDS hastalarının idrar ve dışkıları dezenfekte edilmeli midir?
Hayır. Bu vücut salgıları tehlikeli değildir. Bu salgıların dezenfekte edilmeden tuvaletten kanalizasyona sevkedilmeleri uygundur.
Gökkuşağı renklerini taşıyan amblemin AİDS’le ilgisi nedir?
Bu renkleri taşıyan amblem AİDS’e yakalanan kişilerin arasındaki dayanışmayı simgeler. Elbette kişinin bulaştırma riski taşıdığını da simgelemektedir aynı zamanda.
AİDS taşıyıcısına ait çamaşırlar dezenfekte edilmeli midir?
AİDS virüsü 56 derecede ölmektedir. 95 derecede yıkanan çamaşırlar AİDS virüsünden doğal olarak arınmaktadırlar. Bulaşmanın enfeksiyon etkeninin doğrudan kana karışması ile mümkün olduğunu bilmekteyiz. Bu nedenle AİDS taşıyıcısı ya da hastasına ait çamaşırların ilk bakışta bulaştırma riski taşıdığından söz edilemez. Yinede düşük derecede yıkanacak çamaşırların akşamdan dezenfekte edici bir solüsyon ya da çamaşır suyu içinde bekletilmeleri uygun olacaktır. Bu maddeler eczanelerden temin edilebilir.
Birlikte yaşadığım AİDS hastasında deri tümörleri var. Mikrop bana bulaşır mı?
Hayır. Deri tümörü olmasına karşın dokunabilir, sarılabilir ve ona bakmaya devam edebilirsiniz. Derideki kanserleşmiş mavi mor düğümcükler bulaştırıcı değildir. Hasta kişinin kanı sizin kanınıza karışmadıkça onunla deri teması tehlikeli değildir.