Eğlence
Temel, iki eli cebinde tuvalete girmiş. Orada işini görmekte olan birinin yanına yaklaşıp, emreder bir tavırla pantolonunun düğmelerini işaret etmiş:
“Çöz bu düğmeleri…”
Durum adamcağızın garibine gitmiş ama, Temel’in iki elini cebinde görünce, herhalde sakat diye düşünüp söyleneni yapmış. Temel devam
etmiş:
“Çıkart oni dışarı!”
Adamcağız bunu da yapmış…
“İşet oni…”
Temel’in bu isteği de yerine gelmiş…
“Sok oni içeri… Düğmeleri kapat!”
Hepsi tamamlandıktan sonra Temel ellerini çıkarıp adama:
“Sağolasın hemşerum!” diyerek gitmeye davranmış.
Adam, durumu görünce fena halde bozularak sormuş:
“Be birader, madem ellerin sağlamdı, niye işini kendin görmedin de bana yaptırdın?”
“Biley misun, dün gece beni mahçup etti… Darıldım ona, konuşmayrum!..”
Hani şu meşhur dörtlük vardır ya…
Bir İngiliz, bir Fransız, bir Amerikalı, bir Türk… İşte bu defa onların eşleri bir araya gelmiş…
Önce, İngiliz hatun başlamış anlatmaya.
— Benim eşim öyle romantiktir ki her sabah eline bir gül alır. O gülü tüm
vücudumda gezdirerek beni uyandırır.
Amerikalı atlamış hemen,
-Aaaaa benim eşim de çok romantiktir. Sabah ayakucumuzdaki pencereyi açar.
Hafif rüzgâr ayaklarımdan başlayıp tüm vücudumu gezerek beni uyandırır ve
eşim mutlaka başucuma bir çiçek bırakmış olur.
Fransız gülümsemiş kendinden emin,
- Bunlar ne ki. Benim eşim her sabah ayaklarımdan başlayıp tüm vücudumu ve en
son da dudaklarımı öperek uyandı! rır beni her sabah.
Ben her sabah,
mutluluğun doruklarında uyanırım.
— Sıra Türk hatununa gelince, o şaşkın, şaşkın diğerlerine bakmış ve demiş
ki,
-Ben öyle orospuluklardan anlamam. Çişim gelir, uyanırım…
Harun Reşit savaşta esir aldığı düşman Generale :
-Hayatını bağışlarım ama bir şartım var , der.
‘Kadınlar hayatta en çok ne ister?’ budur bilmek istediğim….
…Bu sorunun yanıtını getir ; kurtar kelleni der.
General sorar soruşturur bu çetin sorunun yanıtını aramaya başlar ve
Kafdağındaki bir cadının bunu bildiğini öğrenir….
Günlerce gecelerce at koşturur , cadıyı bulur ve sorar:
-Kadınlar hayatta en çok ne ister?
Korkunç cadı yanıt için öyle bir şart ileri sürer ki yenilir yutulur
cinsten değil…..
-Evlen benimle!!!!. ….
O zaman öğrenirsin ancak istediğini…
Bu ölümcül teklifi kabul eder General ve doğru yanıtı alır almaz koşar
Harun Reşit’e ve :
-Kadınlar en çok kendi özgür iradeleriyle hareket etmek ister!.
Harun Reşit Generalin hayatını bağışlar ancak cadıyada evlenmek için söz
vermiştir.
Neyse evlenirler. İlk gece General bir bakar ki, o korkunç cadı dünyalar
güzeli bir afete dönüşmüş karanlık odada…..
Konuşur cadı :
- Benim kaderim böyle…. Günün sadece yarısı güzel olabilirim, diğer
yarısı çirkinim der.
Ne dersin? Geceleri seninleyken mi güzel olayım, yoksa gündüzleri
dışardayken mi?…..
General düşünür ve :
- Sen bilirsin kararı kendin ver der.
İşte o an korkunç cadı sonsuza dek güzel bir kadın olarak kalır….
Peki bu öyküden çıkarılacak 3 ders nedir???
1.Kadınlar en çok kendi özgür iradeleriyle hareket etmek isterler.
2.Özgür iradesiyle hareket eden bir kadın her zaman güzeldir.
3.İster güzel olsun, ister çirkin olsun her kadın aslında bir cadıdır.